$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.028.244

$

Dolar

49,5565

€

Euro

55,7692

£

Sterlin

66,1467

₣

Frank

60,1706

₺

Gram Altın

6.633,2100

₿

Bitcoin

4.028.244

Türkiye

'Türk-Kürt kavgası yoksa, İslam sayesindedir'

Mardin Artuklu Üniversitesi`nde üç gün sürecek olan ``Münazarat Ekseninde Kürt Meselesi ve Milliyet Fikri`` sempozyumu başladı. Sempozyum boyunca 75 akademisyen Said Nursi`nin `Kürt Reçetesi`ni masaya yatıracak.Sempozyuma AK Parti Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in sözleri damga vurdu.Çelik,...

07.04.2012 - 09:25
sevinc
'Türk-Kürt kavgası yoksa, İslam sayesindedir'
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Mardin Artuklu Üniversitesi`nde ``Münazarat Ekseninde Kürt Meselesi ve Milliyet Fikri`` sempozyumu başladı. Mardin Artuklu Üniversitesi Vali Mehmet Kılıçlar Konferans salonunda düzenlenen Sempozyumun açılışına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, eski bakanlardan Rıza Akçalı, AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ, Said Nursi`nin talebeleri, çevre üniversitelerin rektörleri ve çok sayıda gazeteci ve akademisyen katıldı.

Kuran-ı Kerim ile başlayan sempozyumun ardından açılış konuşmasını ise sempozyum düzenleme Kurulu Üyesi Dr. İsmail Benek yaptı. Risale Akademi Başkanı Dr. İsmail Benek, üniversitedeki sempozyum ile bilim dünyasının yeni bir döneme girdiğini belirtti. Son 100 yılda Said Nursi`nin tartışılmaz bir yerinin olduğunu belirten Benek, "Bu başkası yok demek değildir. 5 bin sayfa eser yazmış, 100 yıl önce Münazarat ile çözüm önerileri sunmuş bir alimin fikirleri bugün üniversitede konuşulacak. Konuyu akademik ortamda konuşmak istiyoruz."dedi.

Said Nursi`nin evrensel muhataplarını da olduğuna vurgu yapan Benek, "Almanlara, Japonlara, Araplara, Türklere, Kürtlere, Hintli ve Pakistanlılara, Kafkaslara, Mısırlılara, Acemlere, Avrupa`ya, Norveç`e, Finlandiya`ya, İsveç`e seslenmiş ve onları özellikleri ile yorumlamıştır" şeklinde konuştu.

Mardin Beiüzzaman'ın hayatında önemli bir şehir

Sempozyum Başkanı Akademik Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof Dr Gürbüz Aksoy ise, vakıf olarak yitik değerleri ortaya çıkarmayı amaçladıklarını söyledi. "Bediüzzaman`ı Türkiye ile buluşturmak istiyoruz. Mardin Bediüzzaman`ın hayatında önemli bir şehir. Münazarat ile Bediüzzaman`ın 100 yıl önceki yaklaşımlarının bugün karşılığı nedir sorusunun cevabını arayacağız. Bölgede yaşadığımız bir yangın var. Bu ızdırabı çözmemiz gerekiyor. Hiçbir popilitereye gerek yok. Herkes elini taşın altına koyması gerekir. Herkes bu ızdırabı hissetmeli ve duymalıdır. Biz Artuklu Üniversitesi olarak, bu sempozyumu gerçekleştiriyoruz. Çünkü bu ızdırabın bir sonucudur. Kendiliğinden oluşmuş değildir."dedi.

Kürtler başkasına benzemez

Sempozyumda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, hukuk devletinin, kendi geçmişiyle hesaplaşmasını bilen devlet olduğunu söyledi. Geçmişte yapılan hataları bugün sürdürmek zorunda olmadıklarını kaydeden Çelik, “Birçok mümin nezih ortamlarda oturup çay kahve içerek Risale-i Nur sohbeti yaptığı için 'bunlar irtica hareketidir ayin yapıyorlar' diye yıllarca cezaevlerinde insanlar süründürüldüler. Bu memleket bu acıları yaşadı. Bu kötü hatıraları artık silmek zorundayız. Devlet milletle barışmak zorundadır” dedi.

Mardin Artuklu Üniversitesi'nde düzenlenen sempozyumun çok anlamlı olduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

“Bakanlığım esnasında benimle görüşen birçok rektör giderken, özellikle kısık bir sesle şunu söylemiştir; 'Sayın bakanım, YÖK'ün bu görüşmeden haberi olmasın' demiştir. Rektörü özgür olmayan bir üniversitenin özgür olması söz konusu olabilir mi? Bu ülkede üniversitelerde Bediüzzaman Said Nursi'den, İmam Gazali'den alıntı yapıyorsun diye insanlar üniversiteden atıldılar. Böyle bir üniversitede araştırma, ilim irfan olabilir mi? Ama şükürler olsun ki bu kabus geride kalmıştır. Bugün burada düzenlenmiş olan çok anlamlı sempozyum, aslında devletle milletin barışmasıdır. Devlet milletle barışmıştır.”

“Türkler ve Kürtler birlikte yaşamaya adeta mahkum”

“Türkler ve Kürtler asırlar boyunca kader birliği yapmış olan, iç içe geçmiş olan, birlikte yaşamaya mecbur değil, adeta mahkum olan insanlardır” diyen Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer asrın başında Bediüzzaman dinlenseydi, bugün boğuştuğumuz birçok dertle muzdarip olmayacaktık. O reçeteleri ortaya koymuştu. Eğer bugün PKK'nın bütün gayretlerine rağmen, bölücü unsurların bütün çabalarına rağmen bu kadar kan, gözyaşı ve şehit olmasına rağmen, eğer bugün Türkiye'de bir Türk-Kürt kavgası yoksa, Türklerin ve Kürtlerin aynı ruh ve mana iklimini paylaşmasından, aynı Allah'a inanıp aynı kıbleye dönmesinden, aynı peygamberin ümmeti olmasından kaynaklanmaktadır. Bunu bilen Kürt ve Türk ırkçılar, bu manevi çimentoyu yok etmeye çalışıyorlar. Bir taraftan Kürtçüler, Kürtlere, 'İslam dini ümmet anlayışıyla sizi sömürge haline getirmiştir. Kürtlerin esas dini Zerdüştlüktür' diyorlar. Bunu bölücü hareketin en ileri gelenleri söylüyor. Diğer taraftan yine dinden tamamen mahrum olan Türkçülük iddiasında olan bir grup da, 'Türklerin esas dininin Şamanizm olduğunu, Türk'e adeta İslam iksiri içtirilerek tarih boyunca pasifleştirildiğini' söylüyorlar.

Bugün hala bütün tahriklere rağmen biz yine Türk-Kürt kardeşliğini muhafaza ediyorsak, aynı camide saf tutup namız kılıp aynı üniversitede beraber çalışıp ve sosyal hayatta, ticarette birlikteliğimizi sürdürüyorsak, bütün gayretlere rağmen kardeşliğimiz devam ediyorsa işte bu manevi bağın devam etmesinden dolayıdır. Bediüzzaman Said Nursi hazretleri bütün ömrü boyunca buna hizmet etmeye çalışmıştır.”

Yok sayan zihniyet

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, yıllar yılı yanlış uygulamalar ve politikalar nedeniyle bugünlere gelindiğini de ifade ederek, “Kürt yoktur, Kürtçe yoktur noktasından, 24 saat devletin televizyonu Kürtçe yayın yapıyor, Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü var, devlet tiyatrosunda Kürtçe eserler sahneye konuluyor ve Kültür Bakanlığı ünlü Kürt edebiyatçılarının eserlerini yayınlıyor. Annelerin gidip cezaevinde kendi çocuklarıyla ana dilinde konuşmasının önündeki yasaklar kalkmıştır. Yani o yok sayan, inkar eden zihniyet bertaraf edilmiştir, bir tarafa itilmiştir. Bu birileri inanıyor olsun diye yapılmamıştır, bu böyle olması gerektiği için yapılmıştır. İnsan olmak, Müslüman olmak bunu gerektirdiği için yapılmıştır. Onun için diyoruz ki Bediüzzaman dinlenseydi bunlar olmazdı” diye konuştu.

Bediüzzaman bütün dünyaya tesirler bırakmış muhim bir alim

Artuklu Üniversitesi Rektörü Serdar Bedii Omay da "Üstad BediüzzamanSaid el-Nursî el-Kurdî Hazretleri, genişleyen halkalar biçiminde Anadolu, Osmanlı, İslam coğrafyalarına ve hatta bütün dünyaya kesif, derin ve müspet tesirler bırakmış çok mühim bir âlim olduğunu ifade etti.

Omay, "Dünyanın yeniden şekillendiği, Osmanlı ve İslam topraklarında çok yoğun ve çok hızlı değişimlerin yaşandığı bir zamanda ortaya çıkmış; keskin zekası, yılmak bilmeyen azm ü kararı, dini ilimlere derin vukufiyeti, analitik tefekkürdeki üstün kabiliyeti, muazzam bir müceddid olarak temayüz eden karakteri, fikirlerindeki insicamı, imanı, feragâti, fedakârlığı, hürriyet ve istiklâlden asla vazgeçmeyen mizacı ile kendi zamanını, günümüzü ve istikbalimizi aydınlatmıştır. Onun fazilet ve ahlakı, mazlumun yanında zalimin karşısında dimdik duran kişiliği bütün dünyaya örnek olabilecek tarzdadır. İşte bu külliyatın içinde, engin basiretinin bir tezahürü olan Münazarat adlı eseri, bizim can yakıcı meselelerimizden biri olan Kürt meselesi ve tefrikaya sebep bir nispete varabilen milliyetçilik fikirleri üzerine düşünmemizi sağlayacak niteliktedir. Münazarat, istibdada karşı çıkan, hürriyeti önemseyen, insanların farklı kimlik haklarını teslim eden, yüz yıl önce zuhur eden ulus-devlet ve ulusçuluk projelerinin hatalarını daha tohum halindeyken teşhis eden, bunlara karşı hal çareleri üreten, farklı dillere sahip olup onları hayatın her alanında kullanmanın tabii bir hak olduğunu ifade eden Üstad`ın önemli bir başka eseridir. Bu üç günde, Münazarat çerçevesinde mühim bir meselemizi, Kürt meselesini, milliyetçilik fikirlerini ve bunlara taalluk eden diğer cemiyet meselelerini konuşacağız." diye konuştu.

Sempozyum açılış konuşmalardan sonra bir süre ara verildi. Aradan sonra Doç. Dr. Ahmet Yıldız, "1910`dan Bugüne "Birlikte Düşünmeye" Davet ya da Bediüzzaman Said Nursi`nin Münazarat`ı" ve Mücahit Bilici "Münazarat`ın İngilizce Tercümesi ve Küresel Entellektüel Camiaya Açılması" konuları ile iki ayrı konferans verdi. Konferanslardan iki gün boyunca 5 ayrı oturumlarla Kürt Sorunu konuşulacak. 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın